Bülten Haziran 2017
» sunuş
» şube
» mmo
» tmmob
Etkinlik Takvimi
Bursa Demokrasi Güçleri: Ülkede, bölgede, dünyada barış istiyoruz

 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde, Bursa Demokrasi Güçleri Bursa Baro Lokali'nde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Bursa Demokrasi Güçleri adına açıklamAyı TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şube Bakanı İbrahim Mart yaptı.

38 kurumdan oluşan Bursa Demokrasi Güçleri'nin Ağustos ayı içerisinde yaptığı toplantılarda, 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde barış taleplerini dile getirmek için Setbaşı’nda toplanarak Heykel’e yürüyüş ve basın açıklaması yapılması kararını aldıklarını ve aldıkları bu karar gereği kurumsal olarak Valilik makamına da gerekli bildirim taraflarından yapıldığını belirten Mart, ''Bursa Valiliği 31,08,2016 tarih ve 4695 sayılı kararıyla 1 Eylül Dünya Barış Günü çerçevesinde açık alanda yapılacak her türlü etkinliği yasaklamıştır'' dedi.

Bir ay boyunca iktidar yanlısı gösterilere tüm alanları tahsis edenlerin, ulaşımı dahi ücretsiz hale getirenlerin, sokakta barış talebinin dile getirilmesini yasaklaması, AKP’nin baskıcı, otoriter ve anti demokratik zihniyetini ortaya koyduğunu ifade eden Mart, bu ülkeye barış gelene kadar, bu ülkede demokrasi tüm kurum ve kurallarıyla işler haline gelene kadar her türlü baskı ve zora direnerek alanlarda olmaya devam edeceklerini belirtti.

OHAL ve tek adam diktatörlüğü uygulamalarıyla alanlardan vazgeçmeyeceklerini söyleyen Mart, ''Bursa Valiliğinin bu yasaklama kararını şiddetle kınıyoruz'' dedi.

FAŞİZME, DARBELERE, SAVAŞA KARŞI DEMOKRASİ VE BARIŞ İSTİYORUZ!

1 Eylül 1939 günü Nazilerin Polonya’yı işgaliyle başlayan, İkinci Büyük Emperyalist Savaşının ardında milyonlarca ölü, milyonlarca yaralı, harabeye dönmüş kentler ile büyük bir acı ve gözyaşı bıraktığını hatırlatan Mart, insanlık tarihinin bu en acımasız, en kanlı ve en kirli savaşının başladığı gün, yani 1 Eylül, Dünya Barış Günü olarak kabul edildiğini söyledi.

Geçmişten bu yana emekçiler ve ezilen halklar savaşa karşı barışı savunurken, dünyayı yöneten güçler hala savaştan, kan dökmekten, barbarlıktan vazgeçmediğini ifade eden Mart, ''Küresel emperyalist güçlerin isteği ve yönlendirmesiyle, uzun süredir Suriye ve Irak’ta savaş sürüyor.

AKP iktidarı öteden beri yanlış olan Suriye politikasındaki ısrarını Cerablus’a yönelik saldırgan girişimini derinleştirerek sürdürüyor.

Hala kadınlar, çocuklar, gençler ölüyor, sakat kalıyor, salgın hastalıklar, evsizler, sığınmacılar çoğalıyor. Çağdışı cihatçı IŞİD vb. örgütler en çok kadınların hayatını cehenneme çeviriyor, Ortadoğu halklarına dünyayı dar ediyor.

Milyonlarca savaş mağduru insanlık dışı koşullarda hayatlarını sürdürmeye çalışıyor, binlercesi, göç yollarında can veriyor. AKP Hükümeti ve Avrupa devletleri mültecilik üzerinden insanlık değerlerini pazarlıyor, ayaklar altına alıyorlar.

1 Eylül’ün Dünya Barış Günü olarak ilan edilmesi üzerinden tam 77 yıl geçmesine rağmen hala ülkemizde “kutlu olsun” diyemiyoruz'' dedi.

ÜLKEMİZ YANGIN YERİ... ÇATIŞMA, GÖZYAŞI VE ACI DÖRT BİR YANIMIZI SARDI!

15 Temmuz’da kanlı darbe girişimi ile AKP’nin iktidar ortağı olan Cemaatin ülkenin geleceğine el koymak istediğini belirten Mart, ''Cemaatin kanlı planlarının boşa çıkarılmasının, darbe girişiminin bastırılmış olmasının Türkiye’nin içine sürüklendiği karanlığı ortadan kaldırmadığını ve OHAL uygulamalarını “milli mutabakat” ile maskelemeye çalışan AKP, darbe girişiminin oluşturduğu atmosferi faşizan, sömürücü ve savaş yanlısı dikta rejimini derinleştirmek için fırsata dönüştürdüğünü ifade etti.

Mart açıklamasına şöyle devam etti:

''Askeri darbe girişiminde ölen yüzlerce insanımız, demokrasiyi askıya alan sivil darbeler, OHAL ilanı, kitlesel gözaltılar ve tutuklamalar, işten çıkarmalar, iş güvencesinin ortadan kaldırılması, kadına yönelik ayrımcı politikalar ve şiddet, homofobiden beslenen şiddet ve cinayetler, Alevilere yönelik mezhepçi dayatmalar, laiklik karşıtı gerici politikalarda kaygı verici artış, çocuk istismarı, doğamızın talan edilmesi, iş cinayetleri ve daha nice insanlık onuruyla bağdaşmayan politika ve uygulamalar.

Ya biz ya kaos” denilerek Haziran 2015’ten beri ülkemizin içine sokulduğu bu tabloda, bitmek bilmeyen çatışmalar, ölümler, bombalı katliamlar, sivillerin yakıldığı bodrumlar, yakılan/yıkılan/yok edilen kentler/ilçeler/kasabalar eksik olmuyor.

Hemen her gün ülkenin dört bir yanında patlayan bombalarla onlarca insanımız hayatını kaybediyor, yüzlerce insanımız yaralanıyor.

Daha bir hafta önce Gaziantep’te insanların en mutlu gününe, düğüne yapılan alçakça saldırı sonucu çoğu çocuk en az 54 insanımız yaşamını yitirdi, onlarcası yaralandı.

En son Artvin’de ana muhalefet partisi konvoyunu hedef alan saldırı ise savaş ve kaosun derinleştirildiği bu ortamda hiç birimizin can güvenliğinin olmadığını, demokrasiyi ve barışı savunmada daha ısrarcı bir tutum alınması gerektiğini gözler önüne sermiştir.

Her yer yanıyor yüreklerimiz de!

Çatışmalar artarak devam ediyor, gençlerimiz, çocuklarımız birer birer toprağa düşüyor.

Böylesi bir ortamda giriyoruz Dünya “Barış” Günü’ne…

Bu savaş bizim savaşımız değil! Savaşa mecbur olan halklarımız ve emekçiler değil, iktidarını savaşa, gerilime ve kaosa bağlayan AKP’dir. AKP hükümetinin hem içeride hem dışarıda emekçileri ve halkları kutuplaştırmak üzerine kurulu bir siyaset izlemesi savaş ve şiddet ortamını sürekli canlı tutmaktadır.

Bu çılgınlıkta ısrar etmek ülkemizi çıkmaz bir felakete sürükleyecektir.

Ülkemizdeki darbelerin, savaşların ve ekonomik krizlerin bedelini halkımız ve emekçiler ödemektedir.

Savaş naraları atanların çocukları değil, yoksul halkımızın çocuklarının kanı akıtılmaktadır.

O yüzden barışa dair tüm çabalar, eylemler yaşamsaldır.

Bizler, bir canımız daha yitmesin, salgın hastalıklar, sakatlıklar toplu ölümler olmasın, insanlar evlerini terk etmesin, doğaya kıyılmasın diye bu çılgınlığı durdurmak istiyoruz.

Bizler, Kürt sorununda; ölüm, kan ve gözyaşı dışında bir sonuç üretmeyen savaş/şiddet odaklı politikaların derhal terkedilmesini, barışçıl ve demokratik yollarla çözüm için gerekli adımların acilen atılmasını istiyoruz.

Bugün, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde “Barış” a ses vermek, halka gerçekleri anlatmak her zamankinden daha önemli ve anlamlıdır.

Bugün, ülkemizin dört bir yanında Emek ve Demokrasi Güçleri; “Faşizme, Darbelere, Savaşa Karşı, Demokrasi Ve Barış İstiyoruz!'' şiarıyla barışı sahiplenmekte ve barışa ses vermektedir.

Bursa Demokrasi Güçleri, emperyalizme, faşizme, gericiliğe, halkların birbirine kırdırılmasına karşı; eşit, özgür, bağımsız, laik ve bir arada yaşamın hâkim kılınacağı demokratik bir Türkiye mücadelesine devam edecektir ve daima savaş çığlıklarına karşı barışın yanında yer alacaktır.

1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla bir kez daha “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” diyoruz ve “Ülkede, bölgede, dünyada barış” istiyoruz.''



 
FaceBook'ta payla�Twitter'da payla�
BAOB YERLEŞKESİ ODUNLUK MAH. AKADEMİ CAD. NO:8 A1 BLOK KAT:2-3 NİLÜFER - BURSA Tel: (0 224) 453 62 00 Faks: (0 224) 453 62 12
© 2013 TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI BURSA ŞUBESİ HER HAKKI SAKLIDIR.
Sanalnet İnternet Hizmetleri